Meşk

Meşk, hat, resim, tezhip ve mûsıki sanatlarında kullanılan bir ifade olup hocaların, öğrencileriyle birlikte diz dize icra ve tekrar etmesine dayalı bir hıfz etmeye dayalı geleneksel bir öğretim yöntemidir. Geleneksel Klasik Türk Mûsıkîsi’nde eserler, hocaların öğrencilerle eserleri birlikte geçilerek intikal ettirilmesiyle gerçekleşir. Meşk usûlü; Geleneksel Klasik Türk Mûsıkîsi’nin yapısına uygun bir icranın gerçekleşmesini sağlayan da bir eğitim yöntemidir. Meşk usûlü, Türk Mûsıkîsi’nde notanın kullanılmadığı zamanlardan bu zamana değin binlerce eserin günümüze taşınmasını sağlamış yegâne yöntemdir. Klasik Türk Mûsıkîsi, icrası itibariyle nağme ve bir detay müziği olması nedeniyle çoğunlukla notaya alınması sırasında nesnelleşir, böylece icra sırasında yapılabilecek yorumların alanı sınırlandırılır ve adeta bozulmaz bir forma dönüşür. Meşk ile bütün detayları korunan eserlerin diğer önemli özelliği, ruhun, müziğin ahengiyle devinim halindeki eserleri şifa dolu bir su gibi latifçe yudumlamasında gizlidir. Notadan bağımsız olan bu yöntemde eserler hep birlikte icra edilerek ve edildikçe eser öğrenciye intikal ettirilirken; eserin latifliği ve ruhu kendi ikramını sunar ve eser okundukça can bulup icra edenlerin ruhuna ahenk katarak şifasını sunar. Bu latif ahenktedir şifa, alemlerde duyulur olan latif seslerde…

Gülçin Sarı

Online
Hümâ İstanbul
Türk Mûsıkîsi Meşkleri

Geleneğe, yeniliğe ve sürdürülebilirliğe bağlılık
  • Klasik Türk Tasavvuf Musıkîsi
  • Klasik Türk Sanat Musıkîsi
  • Bilgi ve Kayıt için 0 541 824 91 04

Mûsıkî ile

birlikte şarkılar söylüyoruz.

Meşk ile

aşk, aşk ile meşk ediyoruz.

Dünyanın her yeriyle

neredeysek oradan buluşuyoruz.

“Daha fazla ocakta mûsikî

ateşi yanması için neler mümkün?” diye soruyoruz.

Kendi merkezimizde

Mısıkî neşvesiyle (d)olmak için zaman ayırıyoruz.

Bütün bunları çevrimiçi bağlantı ile

Zoom üzerinden online meşk ile mümkün kılmaya özen gösteriyoruz.

Kültürümüzü yaşamak ve yaşatmak…

Kültürümüzü yaşamak ve yaşatmayı zevk edenler bildi ki musıkî bizi bildiğimiz bilmediğimiz yönüyle şifa veren, şad eden bir umman. Kültürümüzün derinliklerindeki bu hazine, kendi salahiyet ve mevcudiyetiyle bizi daima aydınlatıyor. Nağmelerle zevk etmek, melodilerle duyguların içinden geçmek, kimi zaman arınmak, kimi zaman güzel duygularla dolmak bizim her haliyle yaşamı şarkılarla onurlandırmamızı sağlıyor. Bu eşsiz armağanı, bu kıymetli hazineyi keşfetmek ve daima yaşamak adına;

Her hafta

  • Nefesimiz
  • Sesimiz
  • Gönlümüz ve
  • Kültürümüzün eşsiz eserleriyle buluşuyoruz.

Musıkî ile

  • Bir araya geliyor
  • Şarkılar söylüyor
  • Dileyen enstrümanıyla
  • Dileyen dinleyerek eşlik ediyor
  • Bu harikulade vesile ile anı paylaşıyor
  • Söylenmemişleri ifade edebiliyor
  • Bütün bunlar olurken
  • Mûsıkî her yönüyle kendini; sanat ve şifasını gerçekliyor.

Çünkü musıki, manevi bir göbek bağı gibidir bizi kendimize, birbirimize ve ‘Hâkiki Olan’a bağlayıp yakın ve ahenkli kılan…

Gülçin Sarı