NEFES & SES & MÜZİK

yazar:

kategori:

“Önce söz vardı…” YUHANNA 1:1-18 TCL02

“O, gökleri ve yeri örneksiz yaratandır. Bir işe hükmetti mi ona sadece “ol” der, o da hemen oluverir.” BAKARA 117

Müzik; ses ve söz yaradılıştan bu yana tüm uygarlıklarda ilâhi olanla bağ ve iletişim kurma yoluydu. Atalarımız Şamanların ilâhi olanla davulları aracılığıyla seslerini, sözlerini göğe ulaştıranlar olduğunu hatırladığımızda nasıl ilâhi bir yanı olduğunu hatırlayabiliriz.

Müzik, günümüzde duyguların ifade edilmesi ve deneyimlenmesi olarak ifade bulsa da bundan çok daha fazlasıdır. Kadim atalarımız şamanların ilâhi olandan alacağı cevapları merakla bekledikleri, soruları sesle ve davulla göğe uçurduğu ilahi olanla iletişim kurma yoludyu. Bazen duaları, bazen yasları, bazen mutlulukları ve bazen de ilâhileri… Söylediğimiz, dinlediğimiz her şarkıya özenipbu yönden ele aldığımızda, şarkıların göğe ulaştığını düşünürsek, dua olarak alanda salındığını hatırlarsak seçtiğimiz ve söylediğimiz şarkılara ne kadar dikkat etmemiz gerektiğini fark ederiz. Çünkü bir şarkı da dua gibi göğe karışır, elbette niyet ağzımızdan çıkanların hangi adrese ulaşacağını sağlayan bir posta pulu gibi olsa da hava elementi kuşla sembolize edilen ağzımızdan çıkanları alana uçuran ve bizim isteğimiz olarak algılanmasını sağlan minik zarfladır; içinden çıkan mektupsa bizim ağzımızdan çıkan kelimelerdir. Ağızdan çıkan kelimelerin, sözlerin yüklendiği (nötr alana) hava elementine o sözler karıştığında her ne olursa göğe uçar gider. İletilmesi gereken mesajlar, duygular ulaşması gereken yere (bize de) ulaşır.

Müziğin ruhun gıdası olması tam da ruhumuzun bu anlamlar ve duygularla alıp verdiğimiz (yüklediğimiz) nefeslerle, hava elementiyle kalbi duyguları uyandıran hisleri beslemesindendir. Ses mekanik bir enerjidir fakat elementlerden havaya benzer, güzel duygu, iyi hisler seste can ve ifade bulur ve ruha, başka ruhlara adeta bu yüklenen hâl ile karışır can katar. İyi sesler, iyi müzikler, iyi hisleri ve iyiyi besler…

Bazen hiçbir aşk duygusu yaşamamış kimseler bu duyguya ait eserler dinleyip söylediklerinde bu duyguyu deneyimler. Elbette gerçek bir deneyimin yaratacağı deneyimin etkisine benzemese de en azından bu tür duyguların nasıl hisler ve duygular yaşattığını anlaşılmasını bir nebze de olsa vesile olur.

Müziğin olumlu taraflarına değinecek birçok konuya temas edilebilir fakat sizlerle bilimsel olarak ele alınan bir makale linkini paylaşmak istiyorum:

https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC10927510

Umarım bu sayfada yer alan makaleyi vakit bulup okuyabilir, müziğin özellikle de canlı icra edilen müziğin insan sağlığı üzerinde, beyin ve DNA onarımı, gelişimindeki güçlü etkilerinin ele alındığı kapsamlı bu bilimsel yolculuğuna çıkar, çağlar öncesinde atalarımızın başlattığı ritüellerin bugün hangi aşamaya geldiğini hayranlıkla hatırlar, geçmişi şimdiyi geleceği bir bütün olarak hep birlikte onurlandırırız.

Şevk onurlandırıldıkça uyanıp ışır…

Tıpkı müziğin duygularımıza yaptığı o gözle görülemeyen küçük dokunuşlarla bizleri uyandırması ve iç alemimizi canlandırması gibi…

Işık olsun, aşk olsun

Sevgilerimle

Gülçin Sarı


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir